top of page

Hıyar mı, Çiçek mi? Bazen sadece bakış açını değiştirmen yeter..

  • Yazarın fotoğrafı: Gözde Yılmaz
    Gözde Yılmaz
  • 6 May
  • 2 dakikada okunur

Ali’yle birlikte yıllarca kurumsal hayatın içinde koştururken, fark etmeden kendimizi ne kadar “pragmatik” olmaya zorladığımızı gördük.

Daha doğrusu… ben bundan yoruldum.


Pandemiyle birlikte hayat yavaşlayınca, içimize dönmek için ilk kez gerçekten alan açıldı. Ve o dönemde hissettiğimiz o derin ihtiyaçlar Cozy Homes’u doğurdu.

Bir kaçış değil… bir dönüşümdü aslında.


Bu sene ise, yaşıma ve işime çok da bakmadan, içimde kıpırdayan o yaşam enerjisini dinledim ve Güzel Sanatlar Fakültesi’nde seramik okumaya başladım.

Meğer süreç hâlâ devam ediyormuş.

Okulda sadece seramik öğrenmiyorum.

Biraz sanat, biraz hayat…


Kıymetli hocaların yaşanmışlıklarını dinlemek, önerdikleri kitapları okumak, yeniden “küçük” olmayı kabul etmek…

Ve bir alanda gerçekten bilmediğini bilmenin huzuruyla, güvenerek öğrenmek.


İnsana iyi gelen şey tam olarak buymuş.


Yeniden bakmayı öğreniyorum.

Aslında bugüne kadar bakıp da görmediğimi fark ediyorum.


Mesela…

Yıllardır kahvaltıya salatalık keserim.

Ama bir dilim salatalığın içindeki çekirdek diziliminin bir çiçek gibi göründüğünü hiç fark etmemişim.


Siz fark etmiş miydiniz?


(Bu yazıya özellikle fotoğraf koymuyorum.

Bir dahaki salatalık diliminize biraz daha yakından bakın… ve beni hatırlayın.)


Hayata nereden baktığın her şeyi değiştiriyor.

Ve ben artık baktığım pencereyi sık sık değiştirmeye çalışıyorum.


Çünkü aynı şeye;

biri “hiçbir şeyin anlamı yok” diyerek bakabiliyor,

diğeri “işe yarıyorsa doğrudur” diyerek.


Ben ise bu aralar başka bir yerdeyim.

Ne tamamen tembelliğe kayan bir dolce vita,

ne de sürekli koşturan bir zihin…


Daha çok, son yıllarda sıkça duyduğumuz ama belki de tam anlamıyla yaşayamadığımız o şey:

anda kalmak.


Ve şunu fark ettim:

Anda kalmak, sabit durarak olmuyor.


Yeni insanlar tanımak, yeni yerler görmek, yeni şeylere merak duymak gerekiyor.

Çünkü insan sabit kaldığında… biraz körleşiyor.


Tıpkı o salatalık dilimi gibi.

Yakından bakınca aslında bambaşka bir şey görüyorsun.


Eğer siz de hayata farklı bir pencereden bakmak isterseniz,

Cozy’nin doğaya ve keyfe samimiyetle açılan o pencereleri sizi bekliyor.

bottom of page